Okul Döneminde Artan Enfeksiyon Riskleri
Yeni eğitim-öğretim dönemiyle birlikte çocukların yeniden sınıflara, kreşlere ve kalabalık sosyal ortamlara dönmesi solunum yolu ve bağırsak enfeksiyonlarının görülme sıklığını artırıyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Sanem Akay, okulun ilk haftalarından itibaren burun akıntısı, öksürük, boğaz ağrısı, ateş, kusma ve ishal gibi yakınmaların aileleri endişelendirebildiğini belirtti.
Çocukların bir arada uzun süre vakit geçirmesi, ortak oyuncak ve eşyaların kullanılması, yakın temasın artması ve kapalı alanlarda bulunulması enfeksiyonların yayılımını kolaylaştırıyor. Ancak günlük yaşamda uygulanabilecek bazı basit önlemlerle bulaş riskini azaltmak mümkün.
1. Doğru El Yıkama Alışkanlığı Kazandırın
Enfeksiyonlardan korunmada en temel adımlardan biri el hijyenidir. Çocuklara özellikle tuvalet sonrasında, yemeklerden önce, dışarıdan eve geldiklerinde, öksürüp hapşırdıktan ve burunlarını temizledikten sonra ellerini yıkama alışkanlığı kazandırılmalıdır.Ellerin su ve sabunla en az 20 saniye boyunca, parmak araları ve tırnak çevreleri de unutulmadan yıkanması önemlidir. Küçük çocukların el yıkama sürecinde yetişkin desteğine ihtiyaç duyabileceği unutulmamalıdır. El antiseptikleri bazı durumlarda pratik bir seçenek olsa da eller gözle görülür şekilde kirliyse veya su ve sabuna ulaşmak mümkünse öncelik el yıkama olmalıdır.
2. Aşıların Güncel Olup Olmadığını Kontrol Edin
Okul öncesi dönemde çocukların yaşlarına uygun rutin aşılarının tamamlanmış olması yalnızca çocuğun kendisi için değil, okul ortamındaki diğer çocukların korunması açısından da önem taşır.Ailelerin okul başlamadan önce çocuklarının aşı takvimini gözden geçirmeleri, eksik veya zamanı gelmiş aşılar konusunda çocuk hekimlerine danışmaları faydalı olacaktır. Aşılar tüm enfeksiyonları önlemese de aşıyla korunulabilen hastalıkların görülme ve ciddi seyretme riskinin azaltılmasında önemli rol oynar.
3. Uyku ve Beslenme Düzenini Okul Başlamadan Oluşturun
Yaz tatilinde çocukların uyku ve öğün saatleri değişebiliyor. Okul dönemine geçişte uyku saatlerinin yeniden düzenlenmesi, çocuğun gün içerisinde daha dinç ve uyumlu olmasına yardımcı olur.Çocuğun yaşına uygun yeterli uyku alması, dengeli ve çeşitli beslenmesi genel sağlık açısından önemlidir. Kahvaltının atlanmaması; sebze, meyve, protein kaynakları ve yeterli sıvı tüketiminin günlük beslenmede yer alması desteklenmelidir. Enfeksiyonlardan korunmak amacıyla gelişigüzel vitamin veya takviye ürünleri kullanmak yerine, çocuğun gereksiniminin hekim tarafından değerlendirilmesi daha doğru bir yaklaşımdır.
4. Ortak Eşyalar ve Kapalı Ortamlar Konusunda Dikkatli Olun
Su şişesi, bardak, çatal-kaşık gibi ağızla temas eden kişisel eşyaların çocuklar arasında paylaşılmaması öğretilmelidir. Sınıfların ve ev ortamının mümkün olduğunca düzenli havalandırılması da özellikle solunum yolu enfeksiyonlarının yayılımını azaltmaya yardımcı olabilir.Çocuklara öksürürken veya hapşırırken ağız ve burunlarını elleriyle değil, mümkünse dirsek içleriyle kapatmaları öğretilmelidir. Sık dokunulan yüzeylerin ve ortak kullanılan oyuncakların düzenli temizlenmesi de özellikle kreş çağındaki çocukların bulunduğu ortamlarda önem taşır.
5. Hasta Çocuğu Okula Göndermekte Acele Etmeyin
Ateşi olan, belirgin halsizliği bulunan, sık kusan veya ishal olan, günlük aktivitelerine katılamayacak kadar kendini kötü hisseden bir çocuğu yalnızca derslerinden geri kalmaması düşüncesiyle okula göndermek doğru değildir. Çocuğun dinlenmesi hem daha hızlı toparlanmasına yardımcı olur hem de enfeksiyonun diğer çocuklara bulaşma riskini azaltır.Her enfeksiyonun bulaştırıcılık süresi ve
okula dönüş zamanı farklı olabilir. Bu nedenle özellikle yüksek veya uzayan ateş, nefes almakta güçlük, belirgin sıvı kaybı, aşırı uyku hali, tekrarlayan kusma ya da genel durumda belirgin bozulma gibi bulgular varsa çocuk hekimi değerlendirmesi geciktirilmemelidir.