Yapı malzemeleri sektöründe ihracatın yönü, yakın coğrafyadaki talep dalgalanmaları ve lojistik maliyetlerdeki artış nedeniyle yeniden şekilleniyor. Üreticiler tek pazara bağlı kalmak yerine farklı bölgelerde üretim ve dağıtım noktaları kurma yoluna giderken, Avrupa pazarındaki teslim süreleri belirleyici unsur haline geldi. Grubu bugün yaklaşık 40 ülkeye ihracat yapan bir yapıya dönüştüren ve Pekintaş Şirketler Topluluğu'nun Yönetim Kurulu Başkanlığını yürüten Özhan Olcay, ihracattaki yeni rotayı değerlendirdi.Olcay, ihracatta rekabetin yalnızca ürün fiyatı üzerinden yürümediğini belirterek, "Müşteri artık malın fiyatını değil, sahaya ne zaman ineceğini soruyor. Teslim süresini kısaltamıyorsanız fiyat avantajınızın bir anlamı kalmıyor" dedi.
Balkanlar Lojistik Merkez Oldu
Olcay'ın yönetimindeki grup, Kuzey Makedonya'da kurduğu tesisle Balkanlar ve Avrupa pazarında lojistik açıdan güçlü bir konum elde etti. Grubun bugün Almanya, Ukrayna, Türkmenistan, Kuzey Makedonya ve Amerika Birleşik Devletleri'nde aktif şirketleri bulunuyor ve topluluk, Türkiye'nin en büyük bin ihracatçısı sıralamasında yer alıyor.Üretim tesislerinin İstanbul ile Ankara arasındaki ana sanayi arteri üzerinde konumlanmasının hem iç pazara hem de ihracat rotalarına hızlı erişim sağladığını belirten Olcay, coğrafi konumun bir avantaja dönüşmesi için depolama ve dağıtım altyapısının da aynı ölçüde planlanması gerektiğini ifade etti.İhracatta sürdürülebilirliğin, uzak pazarlarda kalıcı bir servis ağı kurmaktan geçtiğini belirten Olcay, satış sonrası desteğin olmadığı pazarlarda ilk siparişin tekrar etmediğini söyledi. Grubun beş ülkede aktif şirketle faaliyet göstermesinin de bu ihtiyaçtan doğduğunu ifade etti.Olcay, ihracat yapan bir üreticinin ürün gamını da genişletmek zorunda olduğunu belirtti. Tek ürünle girilen pazarlarda müşteriyle ilişkinin sınırlı kaldığını, buna karşılık çatı, cephe ve soğuk depo çözümlerini birlikte sunabilen firmaların aynı projede daha büyük pay alabildiğini ifade etti.Tek Pazara Bağlılık Risk Taşıyor
Olcay, ihracatçının tek bir bölgeye bağımlı kalmasının en büyük risk olduğunu vurguladı. Bir bölgede yaşanan siyasi veya ekonomik dalgalanmanın ciroyu bir anda etkileyebildiğini belirten Olcay, 40 ülkeye yayılmış bir müşteri tabanının bu dalgalanmayı emen bir yapı oluşturduğunu söyledi.Yeni pazarlara girişte belgelendirme ve standartlara uyumun ilk engel olduğuna dikkat çeken Olcay, "Her ülkenin kendi test ve onay sistemi var. Bu süreçleri önceden yönetmezseniz sipariş elinize geçtiğinde vakit kaybediyorsunuz" diye konuştu.Olcay, ihracatın sürdürülebilir olması için üretici birliklerinin ortak belgelendirme çalışmalarına ağırlık vermesi gerektiğini de sözlerine ekledi.Olcay, döviz kurundaki dalgalanmanın ihracatçı için geçici bir avantaj yaratabildiğini ancak kalıcı rekabetin verimlilikle kurulduğunu vurguladı. Kur avantajına dayanan büyümenin sürdürülemez olduğunu belirterek üreticinin enerji verimliliği ve otomasyon yatırımlarına ağırlık vermesi gerektiğini söyledi.