MİLLİ MÜCADELE YILLARI TRABZON HABER BASINI

MİLLİ MÜCADELE YILLARI TRABZON HABER BASINI

Trabzon Haber basını milli mücadele yıllarında da aktif olarak yayın yapmıştır. Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan Montros Ateşkes Antlaşması ile, vatanın düştüğü elim duruma bir çözüm bulabilmek için, yediden yetmişe bütün Türk milleti ayağa kalkmıştı. Bu konuda İstanbul’un münevverleri ikiye bölünmüşlerdi. Düşman İşgâli altında olunulmasına rağmen 23 Kasım 1918 de türlü adlarla elli bir dernek Milli Kongre” adı altında toplanmış ve beyannâmelerinde bu milli kongre maksadını özetle Şöylece tespit etmişlerdir:

“Devlet, bir milletin geçirdiği en müşkül ve tarihi anlarda, vatanın yüksek menfaatlerini ve hukukunu müdâfaa etmek Üzere faâliyete geçen Kuvvayı Milliye’nin müşterek gâyeye doğru sevk ve idâresini sağlamak için bütün müessese, cemiyet ve fırkaları bir araya getirmektir.”

Biraz dağınık ve oldukça uzun ifâdelere yer verilen beyannâmenin ve programın muhtelif yerlerinde belirtilen ana fikirler, Türk Mili Mücadelesi‘nin ilk işâretleri mâhiyetindedir. Beyannâmenin bir yerinde: “ancak siyâsi ve iktisâdi istiklâl ile yaşayacak olan vatan”, birçok noktasında da “Kuvâ-yı Milliye” ifâdelerini kullanan milli kongre, tatbikatta canlılığını böylece göstermiştir.

 Kurucu teşekküllerin mümessilleriyle yapılan toplantılar devam etmiş ve bâzı neşriyyâtta bulunulmuştur. Milli Kongre “Kuvâ-yı Milliye” tâbirini kullanan ilk siyâsi teşekküldür. Mensuplarının çoğu sonradan Anadolu’ya katıldığından, bu teşekkül gerçek manası ile millidir. Milli Kongre, bir federasyon mâhiyetindedir.

Genel davranışları ile, İstanbul’un siyasi havasının dışında değerlendirilmesi gereken Anadolu’daki “Müdâfaa-i Hukuk Cemiyetleri”ni diğer siyâsi teşekküllerden ayıran en önemli özellikler, bu cemiyetlerin bölge esasına dayanmaları ve siyasetle ilgilerinin olmadığını ilân etmeleridir.

Bu maksatla Karadeniz bölgesinde Trabzon’da, 10 Aralık 1918 de, sırf bu milli gâyeler için “İstikbâl ismi ile bir Trabzon Haber gazetesi çıkarılmış,150 bunu 12 Şubat 1919 da kurulan “Trabzon Mühâfaza-i Hukuk-ı Milliyye Cemiyeti” tâkip etmiştir.

Bu sırada Rumlar’ın taşkınlıkları, işe İstanbul’da bulunan Patrikhane’nin de karışarak Pontos adlı bir gazete ile organize olmağa çalışmala. rı karşısında; Trabzon Muhâfaza-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti, çalışmalarına bir aşama yaptı, silâhlanmaya ve böylece vatanı savunmaya baslag Bir ifade ile, yasal örgütlenme döneminden, silâhlı savunma dönemine geçti. Tüzüğünün ikinci maddesindeki “tesirli teşebbüslerin yapılmasına karar verdi. Trabzon haber gazeteleri ise yayın hayatlarına hız kesmeden devam ediyorlardı.

Trabzon limanında yük ve yolcu iskelelerinde çalışan denizcileri teşkilâtlandırmak için bu denizcilerin başı durumunda olan İskele Kâhyası Yahyâ ile anlaştı ve onun komutasında bir milli müfreze meydana getirdi. Bütün deniz işçileri silâhlarını boyunlarına takarak çalışmaya başladılar Milli Mücadele çalışmalarının ve oluşturulan müfrezelerin giderlerini karşılamak için de limana girip çıkan yüklerden özel bir vergi alındı.

Kâzım Karabekir Paşa’nın Trabzon’da bulunduğu süre içinde bir silâhlı mücadelenin şart olduğunu belirtmesi, millet ile ordunun elele vererek engelleri aşacağına Trabzonluları inandırmasından sonra tutum ve davranışlar değişmiş ve savunma hazırlıkları artmıştı. Depolardaki silâh ve cephaneler gizlilikle oluşturulan kuvayı milliye gruplarına dağıtılmıştı.

Böylece Milli Mücadelede bir aşama daha tamamlanmış, millet kendi ordusu ile duygu düşünce ve işbirliği yapmıştı. Alınan kararlara göre; kıyılardaki çeteleri zararsız hale getirme görevini kuva-yı milliye yapacak, ‘çerlerde ve özellikle Gümüşhane yöresindeki Köroğlu ve Eftalidis gibi büyük Rum çeteleri ile askeri birlikler uğraşacaktı.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM