Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısının ardından 8 maddelik kapsamlı bir bildiri yayımlandı. Toplantıda terörle mücadeleden sınır ötesi operasyonlara, Orta Doğu'daki sıcak çatışmalardan küresel krizlere kadar Türkiye'nin güvenliğini doğrudan ilgilendiren kritik gündem maddeleri detaylı biçimde ele alındı.
Terörle mücadelede kararlılık vurgusu
Yayımlanan bildiride, başta PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ olmak üzere milli birlik ve beraberliği tehdit eden tüm terör örgütlerine karşı yurt içinde ve sınır ötesinde yürütülen operasyonlar hakkında Kurul'a ayrıntılı bilgi sunulduğu aktarıldı. “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” hedefleri doğrultusunda atılan adımların titizlikle değerlendirildiği kaydedilerek, sadece Türkiye'nin değil, aynı zamanda komşu ve bölge ülkelerinin de güvenliği, huzuru ve refahı adına yürütülen çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği ifade edildi.Suriye ve Irak hattındaki gelişmeler
MGK bildirisinde komşu coğrafyalardaki istikrar arayışlarına geniş yer verildi. Suriye'nin toprak bütünlüğünün ve birliğinin güçlendirilmesi, meşru devlet otoritesinin ülke geneline yayılması ile entegrasyon sürecindeki aşamalar masaya yatırıldı. Suriye halkının ülkesini yeniden ayağa kaldırma sürecine ve uluslararası toplumla ilişkilerini kuvvetlendirmesine yönelik Türkiye'nin desteğinin süreceği bildirildi.Irak'ın huzur ve istikrarının tüm bölge dengeleri açısından vazgeçilmez bir öneme sahip olduğu hatırlatıldı. Irak hükümetinin devlet egemenliğini ülke genelinde tesis etme yönündeki adımlarından duyulan memnuniyet aktarılırken, Türkiye ile Irak arasındaki stratejik iş birliğinin derinleştirilmesi iradesinin korunduğu altı çizildi.İran, İsrail ve Gazzedeki gerilim
Bölgesel çatışma dinamiklerinin değerlendirildiği toplantıda; ABD, İsrail ve İran ekseninde devam eden askeri hareketliliğin Orta Doğu'daki kırılganlıkları ciddi oranda artırdığı vurgulandı. Taraflara askeri tırmanış yerine gecikmeksizin müzakere masasına dönme ve krizin daha ağır insani ve jeopolitik sonuçlar doğurmasını engelleme çağrısında bulunuldu.İsrail yönetiminin Gazze ve Lübnan sınırlarında sivilleri hedef alan saldırılarına dikkat çekilen bildiride, uluslararası toplum bu saldırıların durdurulması amacıyla somut adımlar atmaya çağrıldı. Ayrıca İsrail'in Suriye'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü hiçe sayan ihlalleri de Kurul tarafından açıkça kayda geçirildi.Rusya-Ukrayna savaşı ve Yemen krizi
Bildiride, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın mevcut seyri, sivil altyapıları ve uluslararası seyrüsefer güzergâhlarını hedef alan saldırıların küresel ölçekteki olumsuz etkileri değerlendirildi. Çatışmalarda kontrolsüz tırmanma ve coğrafi yayılma emarelerine karşı ilgili taraflara itidal telkin edilerek acil ateşkes çağrısı yinelendi.Yemen'de son dönemde tırmanan gerilimin komşu ülkeler başta olmak üzere bölge genelindeki güvenlik risklerini tetiklediğine dikkat çekildi. Küresel istikrar ve ticaret güvenliği açısından kritik olan sükûnet ortamının ivedilikle tesis edilmesi gerektiği kaydedildi. Kurul'un 30 Eylül 2026 tarihli bildirisi; terörle mücadele vizyonunun yanı sıra bölgesel ve küresel kriz başlıklarında Ankara'nın güvenlik ve barış temelli yaklaşımını teyit etti.