Kurtulmuş, Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Tombaş'ın, göreve geldiği andan itibaren arkadaşlarıyla beraber canla başla Sultanbeyli’ne hizmet etmeye devam ettiğini belirterek bütün belediye çalışanlarına şükranlarını dile getirdi.
Güçlü Türkiye Vurgusu
Ekonomiden savunma sanayine, dış politikadan hukuk ve demokrasi alanına kadar birçok reformu gerçekleştirirken, güçlü ve büyük Türkiye idealini ortaya koyarken şehirlerin yerinde saymasının düşünülemeyeceğini ifade eden Kurtulmuş, şehirlerin, Türkiye’nin gelişmesinin önemli vitrinleri olduğunu belirtti.
Güçlü bir Sultanbeyli’nin aynı zamanda güçlü Türkiye’nin bir yansıması olduğunu ifade eden Kurtulmuş, “Sultanbeyli’nin her alanda güçlü bir hale getirilmesi için hem merkezi yönetimin hem de yerel yönetimin el ele, omuz omuza, iç içe geçerek çalışması her türlü takdirin üstündedir. Ümit ediyorum ki bu çalışma temposuyla Sultanbeyli önümüzdeki dönemde de fevkalade güçlü şekilde hizmet almaya ve hizmet üretmeye devam edecektir.” diye konuştu.
Açılışı yapılacak merkezlerden birisine merhum babası Dr. İsmail Niyazi Kurtulmuş’un isminin verilmesinden duyduğu memnuniyeti de dile getiren Kurtulmuş, “İnsanın babası hakkında konuşması zordur. Babam ilk hocamdır, ilk yol göstericimdir. İnsanlığa dair, Müslümanlığa dair ilk bilgilerimi kendisinden hem şifahi olarak hem de tecrübi olarak öğrendim. Hayatını hayır hizmetlerine adayan, hayatını ilme ve insanların okumasına adayan fevkalade önemli bir insandı. Hayat geliştikçe, yaşımız ilerledikçe çok insan tanıdık. İnsan tanıdıkça rahmetli babamın yerinin ne kadar doldurulmaz olduğunu çok daha iyi anladığımı itiraf etmek durumundayım. Allah ondan ve onunla birlikte bu ülkede bugünlere kadar gelmemizde emeği geçen bütün mücadele ehlinden razı olsun diyor, rahmetle, şükranla anıyorum.” ifadesini kullandı.
Dünya ve Bölgesel Gerilimler
Dünyanın fevkalade zor bir süreçten geçtiğine dikkati çeken Kurtulmuş, yaşanan çatışmalar, mücadeleler ve gerilimleri anımsattı.
“Dünya, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki en zor dönemlerinden birisindedir.” diyen Kurtulmuş, yeni bir küresel sistemin kurulamamış olmasının dünyadaki bu çatışma ve gerilimleri daha fazla artırdığını, artırmaya da devam edeceğini söyledi.
Bu gerilimlerden, çatışmalardan fazlasıyla nasibini alan bölgenin ise Türkiye’nin tam da merkezinde bulunduğu coğrafyanın olduğunu ifade eden Kurtulmuş, böylesine kritik bir dönemde, böylesine zor bir coğrafyada güçlü bir şekilde ayakta durmak gerektiğini vurguladı.
Türkiye’nin bölgesel çatışma ve küresel gerilimlere rağmen güvenlik ve istikrarını birinci önceliği olarak seçtiğini belirten Kurtulmuş, “Türkiye, böylesine zor bir coğrafyada Allah’ın lütfuyla, Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde tam manasıyla bir istikrar adası olmaya devam ediyor, bu istikrar adası olma vasfımızın her türlü kazanımımızdan çok daha değerli olduğunun altını çizmek isterim. Allah bu ülkeye istikrarsızlığı, kargaşayı ve karışıklığı asla göstermesin. Bu istikrarımızın uzun yıllar, kıyamete kadar güçlenerek devam etmesini arzu ederiz.” dedi.
Türkiye’nin istikrarlı bir şekilde yoluna devam edebilmesi için küresel sistemdeki hedefinin, nerede durmak ve ne yapmak istediğinin, nasıl bir ülke olmak istediğinin şeksiz şüphesiz özümsenmesi gerektiğini söyleyen Kurtulmuş, gelecek dönemde Türkiye’nin önlenemez yükselişinin yaşanacağının altını çizdi.
Çevredeki bütün çatışmalarda Türkiye’nin ana tercihinin, “müzakerenin devam etmesi”, “masanın açık tutulması”, “diplomasi yoluyla en zor sorunlar bile çözülebilir” olduğunu aktaran Kurtulmuş, bölgedeki en önemli savaşlardan birisi olan Rusya-Ukrayna savaşının artık tamamıyla sonsuz bir yıpratma savaşına döndüğünü, Rusları da Ukraynalıları da bıktırdığını söyledi.
Kurtulmuş, “Esasında söyledikleri çok yüksek perdeden sözlere rağmen her iki taraf da çoktan anlaşmaya razıdır. Dolayısıyla Türkiye olarak ilk baştan itibaren bu konudaki tezimizi tekrarlıyoruz. Bir an evvel Rusya-Ukrayna arasında barışın sağlanması, savaşın sona erdirilmesi sadece iki ülkenin değil, başta Karadeniz ve Avrupa ülkeleri olmak üzere bütün dünyanın beklentisidir.” ifadesini kullandı.
Amerika ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın da Hürmüz Boğazı ve Babülmendep üzerinde devam eden çatışmalarla çoktan başlangıç noktasının fersah fersah ötesine geçtiğini vurgulayan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu savaş, bütün dünya ekonomilerini, hatta bütün dünyanın mali sistemlerini etkileyen bir yıkım savaşına dönmüştür. Bugün itibarıyla neredeyse 120 dolar seviyesine yükselen petrol fiyatları sadece İran’ı, Amerika’yı ya da bölge ülkelerini değil, Türkiye dahil bütün dünya ülkelerini yakından etkilemektedir.
Yine bu hafta sonu Avrupa’nın hemen hemen her şehrinde, başkentinde görülmesi muhtemel büyük sokak kavgalarının arkasında da devam eden bu bölgesel savaşların etkileri olduğu aşikardır. Fransa’nın, İtalya’nın ya da başka ülkelerin şehirlerinde insanların sokaklara çıkarken yakındıkları en önemli şeylerin başında gelen, petrol fiyatları olmak üzere insanların geçim sıkıntısı ve hayat pahalılığıdır. Dolayısıyla bu savaşın da bir an evvel sona erdirilmesi için Türkiye olarak başından beri her iki tarafa da telkin ve tavsiyelerde bulunuyoruz. Bakmayın yine yüksek perdeden konuştuklarına; Amerika ve İran arka planda birbirleriyle görüşmelerini devam ettiriyor, her iki taraf da bir çözüm, bir nihai anlaşma noktasına gelmek için gayret sarf ediyor.”
Filistin Meselesi ve Türkiye'nin Rolü
Bölgedeki ve dünyadaki en önemli sorunun İsrail’in üç yılı aşkın bir süredir Filistin’de gerçekleştirdiği soykırım ve insan hakları ihlalleri olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, bugün gelinen noktada meselenin sadece Gazze, meselenin sadece Hamas’ın 7 Ekim olayları olmadığının ayan beyan ortada olduğunu söyledi.
Filistin meselesinde en önemli etkiyi ortaya koyan, her platformda Filistin’e sahip çıkanın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğindeki Türkiye’nin olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, Filistin davası konusunda parlamenter diplomasi çerçevesinde kendisinin de ortaya koyduğu çalışmaları anlattı.
Kurtulmuş, Türkiye’nin Filistin davasında haklılığını ortaya koyan tezlerine de işaret ederek, şunları kaydetti:
“Çünkü haklı olmaktan başka güçlü söz yoktur. Dünyanın en büyük medya gücüne sahip olabilirsiniz, dünyanın en büyük finans gücüne sahip olabilirsiniz, daha açık söyleyeyim, dünyanın neredeyse birçok başkentini de yönetebilirsiniz. Ama zalimseniz, haksızsanız sözünüzün beş para değeri yoktur ve insanlar gelir bir gün sözünüzün de sizin de değersiz insanlar olduğunuzu anlar. Bugün İsrail böyle bir noktaya doğru hızla gelmiştir. Şimdi seçimlerine birkaç gün kala her türlü melaneti işlemeleri mümkündür, her türlü zulmü işlemeleri mümkündür. Ama ne yaparlarsa yapsınlar, bunu size moral vermek için söylemiyorum, bugünler siyonist rejimin iyi günleridir. Önlerinde onları bekleyen çok daha zor, çok daha tehlikeli yollar olduğunu hatırlatmak isterim. Bütün insanlık, insanlığın vicdanı sokaklara çıkarak İsrail’in bu zulmüne, siyonizmin bu çılgınlığına ‘Dur’ demektedir. İnşallah bu çılgınlık durdurulacak ve Filistin sonunda özgür olacaktır.”
Terörsüz Türkiye Hedefi
Türkiye’nin böylesi bir dönemde iç kalesini de tahkim etmesi gerektiğinin altını çizen Kurtulmuş, terör meselesinin geride bırakılmasının Türkiye’nin iç politikada birinci önceliği olduğunu vurguladı.
Terörsüz Türkiye hedefinde önemli adımların atıldığını dile getiren Kurtulmuş, “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un gereği olarak da bu konuyla ilgili adımlar atılacak ve artık Türkiye’de terör örgütü bütün silahlarını teslim ederek kendisini feshedecek ve böylece Türkiye, esenlik yurdu, barış yurdu olma noktasında önemli bir adımı daha geride bırakacaktır. Şimdiye kadar 50 yıllık terörle mücadelede kazananlar terör ve savaş baronları oldu. Şimdi barışın, esenliğin, kardeşliğin temin edilmesiyle kazanan milletimiz olacak, 86 milyon vatandaşımız olacak. Kazanan barış ekonomisi olacaktır. Türkiye’nin her yerinde, bu mücadelenin sonuçları, barışın ve kardeşliğin temin edilmesiyle birlikte açıkça görülecektir.” dedi.