BİTKİDEN'den Dünya Gıda Günü'nde bilim ve inovasyon vurgusu
Dünya Gıda Günü'nde BİTKİDEN, gıda sistemlerinde inovasyonun önemini vurguladı.
Dünya Gıda Günü'nde BİTKİDEN, gıda sistemlerinde inovasyonun önemini vurguladı.

Gıda sistemlerinin sürdürülebilirliği için bilimsel gelişmeler ve yenilikçi teknolojilerin bir araya getirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Bitki Bazlı Gıdalar Derneği (BİTKİDEN), bu bağlamda, bilim temelli çözümlerin ve bitki bazlı gıdalarla beslenme çeşitliliğinin artırılmasının önemine dikkat çekiyor.
İklim değişikliği, gıda kaybı ve israfı, sürdürülebilir gıda sistemlerinin oluşturulmasında karşılaşılan başlıca sorunlar arasında yer alıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2025 yılında hanelerde en fazla israf edilen gıda grubu yüzde 39,7 ile taze meyve ve sebzeler olurken, ekmek ise yüzde 32,5 ile ikinci sırada yer alıyor. Bu durum, gıda israfının boyutunu gözler önüne seriyor ve ekonomik ile çevresel etkilerinin dikkate alınması gerektiğini gösteriyor.
Gıdanın geleceği için kaynakları koruyan çözümler şart
Dünya Gıda Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan BİTKİDEN Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Akdağ, gıda sistemlerinin geleceğinin sadece üretim miktarını artırmakla güvence altına alınamayacağını vurguladı. Akdağ, "Artan gıda ihtiyacını doğal kaynakları koruyarak karşılamak, günümüzdeki en büyük sorunlardan biri. İklim değişikliği, su kaynakları üzerindeki baskı ve tarımsal üretimde yaşanan zorluklar, gıdanın üretim şekli ve kaynakların kullanımı konusunda yeniden düşünmemizi gerektiriyor. Bilimsel gelişmelerden ve yenilikçi teknolojilerden yararlanmalı, tarımsal bilgileri de göz önünde bulundurmalıyız. İnovasyonu, yalnızca yeni teknolojiler geliştirmek olarak değil, aynı zamanda kaynakları daha verimli kullanmak ve gıda kaybını azaltmak olarak da ele almalıyız." dedi.
Bitki bazlı gıdalar, sürdürülebilir gıda sistemlerinin temeli
Gıda sistemlerinin geleceğinde, üretim yöntemlerinin yanı sıra beslenme çeşitliliğinin artırılması da kritik bir öneme sahip. Baklagiller, tahıllar, sebzeler, meyveler ve yağlı tohumlar gibi bitkisel kaynaklar, çeşitli beslenme seçeneklerinin geliştirilmesinde önemli bir rol oynuyor. Özellikle baklagillerin değerlendirilmesi, protein kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve sürdürülebilir beslenme seçeneklerinin oluşturulması açısından fırsatlar sunuyor. Bu kaynakların bilimsel araştırmalar ve yenilikçi üretim yöntemleriyle değerlendirilmesi, Türkiye'nin tarımsal çeşitliliğinin ve zengin mutfak kültürünün potansiyelinin ortaya çıkmasına katkıda bulunabilir.
Akdağ, bitki bazlı gıdaların gıda sistemlerindeki rolüne de dikkat çekerek, "Gıdanın geleceğinde tek bir üretim modeli veya tek bir protein kaynağına dayanan yaklaşım yerine, farklı kaynakların birbirini tamamladığı ve beslenme çeşitliliğinin desteklendiği bir sistemin önem kazanacağını düşünüyoruz. Türkiye, baklagillerden tahıllara, sebzelerden yağlı tohumlara kadar zengin bir tarımsal çeşitliliğe ve köklü bir mutfak kültürüne sahip. Bu birikimi bilimsel çalışmalar ve yenilikçi yaklaşımlarla birleştirmek, bitki bazlı gıda seçeneklerinin geliştirilmesine ve tüketicilerin güvenilir bilgiye dayalı tercihler yapmasına katkıda bulunabilir. BİTKİDEN olarak, bu potansiyelin bilimsel temelde değerlendirilmesi ve bitki bazlı gıdaların sürdürülebilir gıda sistemlerinde daha güçlü bir yer edinmesi için çalışıyoruz." şeklinde konuştu.
BU HABERE DE BAKMeteoroloji'den 3 kritik uyarı! İstanbul, Ankara ve Karadeniz için kuvvetli yağış alarmı