Avukat Keskin, Vatikan iddialarıyla yargılanan Hasan Uzun'un mağduriyetini açıkladı
Türk iş insanı Hasan Uzun'un İtalya'daki hukuki süreci, avukatı Kamil Keskin'in usulsüzlük iddialarıyla yeniden gündeme geldi. Keskin, siyasi ve bürokratik hesapların müvekkilini mağdur ettiğini savundu.

Avukat Kamil Keskin, Türk iş insanı Hasan Uzun'un İtalya'da yaklaşık 2,5 yıldır devam eden hukuki sürecine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Keskin, müvekkilinin karşı karşıya kaldığı suçlamalar ve yargılama sürecinde yaşanan usulsüzlüklere dikkat çekti.
Keskin, daha önce kamuoyuyla paylaşılan bazı haberlerin ulusal ve uluslararası platformlardan kaldırılmasının ciddi soru işaretleri doğurduğunu belirterek”Ortaya koyduğumuz iddialar ve yaşanan hukuksuzluklar kamuoyuna yansıdıktan sonra haberlerin kaldırılması dikkat çekicidir” diyerek sürecin şeffaflığına vurgu yaptı.
Avukat, soruşturma dosyasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ait iki fotoğrafın bulunmasının da açıklanması gereken önemli bir konu olduğunu ifade etti. Müvekkilinin sorgulanması sırasında bu fotoğrafların önüne konulduğunu ve dosyada yer alma gerekçesinin netleştirilmesi gerektiğini söyledi.
Suikast İddialarında Tarihsel Çelişkiler
Hasan Uzun hakkında yöneltilen en ağır suçlamalardan biri, Papa Francesco'ya yönelik suikast planı iddiası oldu. Keskin, bu iddianın tarihsel açıdan çelişkiler içerdiğini belirtti. Müvekkilinin 6 Temmuz 2024'te Trieste Tren İstasyonu'ndan ayrıldığı, Papa'nın ise 7 Temmuz'da aynı istasyona gittiği, suikast ihbarının ise 16 Temmuz'da alındığına dikkat çekti. Keskin, “Müvekkilimin olaydan günler önce istasyondan ayrıldığını ve sonrasında İtalya'ya gitmediğini” vurguladı.
Trieste Emniyet Müdürlüğü'nün basına yansıyan açıklamalarında da suikast planına ilişkin kanıt bulunmadığı ve terör bağlantısı tespit edilmediği belirtildi. İtalyan yargısı, Uzun'u sadece silah ve mühimmat bulundurma suçundan mahkûm etti.
Valizdeki Silahın Gizemi ve Usulsüzlük İddiaları
Keskin, Hasan Uzun'a ait valizde bulunan silahın delillerinin yeterince incelenmediğini savundu. Müvekkilinin valizini bıraktığı kafenin erken kapatılması, valizin karıştırıldığı iddiaları ve polislerin valizi kamera açısının dışına çıkarması gibi şüpheli durumların araştırılması gerektiğini belirtti.
Silah üzerinde müvekkiline ait parmak izi veya DNA bulunmadığını, polislerin silahı çıplak elle tuttuğunu ileri sürdü. Ayrıca, tanık ifadelerinde alınan sürüntü örneklerinin analiz edilmediği ifade edildi.
Üç Farklı İhtimal ve Siyasi Hesaplaşma İddiaları
Keskin, sürecin bu noktaya gelmesinde üç ihtimal üzerinde durduklarını açıkladı. Birincisi soruşturmanın eksikliklerle yürütülmesi, ikincisi müvekkilin beraat etmesi durumunda ortaya çıkacak itibar kaybı ve tazminat süreçlerinden kaçınılması, üçüncüsü ise müvekkilinin Vatikan veya İtalya iç siyasetindeki hesaplaşmaların hedefi olmasıdır.
Trieste Valisi'nin görev yerinin değiştirilmesi ve bazı bürokratlar ile bir bakanın yargı sürecine müdahale ettiği iddialarının da araştırılması gerektiğini belirtti.
Hollanda Süreci, İki Pasaport ve İstinaf Duruşması
Hasan Uzun'un Hollanda'da şirket kurduğu, araç ve kredi kartı edindiği, ikamet kaydı yaptırdığı ve günlük yaşamını sürdürdüğü ifade edildi. Keskin, müvekkilinin kırmızı bültenle arandığından haberdar olmadığını söyledi. İki pasaportun gerçek olduğunun İsviçre polisince tespit edilmesine rağmen dosyada yeterince değerlendirilmediğini belirtti.
Yaklaşık 2,5 yıldır devam eden süreçte Uzun'un birden fazla avukat değiştirmek zorunda kaldığını, savunma hakkının kısıtlandığını ve ev hapsinde ağır koşullarla karşılaştığını dile getiren Keskin, 24 Kasım 2026'da görülecek istinaf duruşmasının dosyanın kaderini belirleyeceğini söyledi.
Vatikan ve Yeni Papa'ya Çağrı
Avukat Keskin, Vatikan yetkilileri ve yeni Papa'ya siyasi hesaplaşmalara alet olmamaları çağrısında bulundu. “Müvekkilimin özgürlüğü elinden alınmıştır. İddiaların, delillerin ve yaşanan sürecin bağımsız, tarafsız ve adil şekilde yeniden değerlendirilmesini istiyoruz” diyerek adalet talebinde bulundu.
Keskin, müvekkilinin mağduriyetinin giderilmesini ve özgürlüğüne kavuşmasını beklediklerini ifade etti. Gözler, 24 Kasım'daki istinaf duruşmasında olacak.
BU HABERE DE BAKBakan Murat Kurum: Deprem bölgesini 2 yılda hızlıca ayağa kaldırdık






