CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Deniz Demir, son yıllarda fahiş oranda artırılan trafik cezalarının ve elektronik denetim uygulamalarının trafik güvenliği üzerindeki somut etkilerinin açığa çıkarılması amacıyla TBMM Başkanlığına Meclis Araştırması önergesi sundu. Hazırlanan önergede, hızla yükselen ceza tutarları ile radar ve elektronik denetim sistemlerinin geçmiş kaza istatistikleriyle birlikte masaya yatırılması talep edildi.Trafik denetimlerinin temel felsefesine dikkat çeken Deniz Demir, cezaların asli gayesinin vatandaşın cebinden daha fazla kaynak aktarmak değil, trafik kurallarına koşulsuz riayeti sağlamak ve can kayıplarına yol açan kazaları kalıcı olarak önlemek olması gerektiğini kaydetti.
Başarı ceza miktarıyla değil, kurtarılan hayatlarla ölçülmeli
Trafikte güvenliğin salt daha fazla ceza tutanağı düzenlemek veya bütçeye gelir sağlamak mantığıyla sağlanamayacağını belirten CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Demir, denetim mekanizmalarındaki gerçek başarının kesilen para cezalarıyla değil, önlenen kazalar, kurtarılan hayatlar ve sürücü davranışlarında sağlanan müspet değişimle ölçülebileceğini ifade etti.Meclis Araştırması önergesinde bilhassa radar ve elektronik denetim sistemlerinin işleyişine geniş yer verildi. Demir, karayollarında konuşlandırılan radar noktalarının hangi teknik ve bilimsel kriterlere göre tayin edildiğinin, belirlenen noktaların geçmiş yıllara ait kaza ve ihlal verileriyle örtüşüp örtüşmediğinin ve mevcut uygulamaların kazaların önlenmesine ne oranda somut katkı sunduğunun tek tek incelenmesini istedi.Radar uygulamalarında şeffaflık ve doğru nokta vurgusu
Teknolojik ve fiziki denetim uygulamalarına prensipte asla karşı olmadıklarının altını çizen Ankara Milletvekili Deniz Demir, denetimlerin gerçek manada can güvenliğini temin edebilmesi için kaza riskinin ve aşırı hızdan kaynaklı tehlikelerin tavan yaptığı kritik noktalarda yoğunlaşması gerektiğini dile getirdi. Kamuoyunda denetimlerin 'güvenlik amacıyla mı yoksa ceza kesmek için mi' yapıldığına dair derin bir şüphe oluşmaması adına kamu idaresinin tamamen şeffaf bir yönetim sergilemesinin zorunlu olduğunu belirtti.Amaç gelir değil, can kurtarmak olmalı
Trafik cezalarının zamanla dolaylı bir kamu gelir aracına dönüşüp dönüşmediğinin ancak tahsil edilen rakamlar ile trafik kazaları ve can kayıplarındaki değişim grafiklerinin yan yana getirilmesiyle anlaşılabileceğini kaydeden Deniz Demir, devletin trafik politikasındaki önceliğinin yurttaştan yüksek bedeller tahsil etmek değil, tek bir vatandaşın dahi burnunun kanamasını engellemek olması gerektiğini aktardı. Demir, bu doğrultuda trafik cezaları, radar lokasyonları ve genel denetim politikalarının TBMM çatısı altında tüm boyutlarıyla kapsamlı biçimde mercek altına alınması çağrısında bulundu.